Karın Yağlarımı İs-te-mi-yo-rum!

Karın Yağlarımı İs-te-mi-yo-rum!

Yaş aldıkça yemeği seviyorsanız  ve hele bir de kontrolsüz besleniyorsanız karın çevreniz, karın yan bölgelerinizde bulunan yağlar büyük problem oluşturmaya başlayacaktır. Vücudun yağ toplaması aslında zordur  ama yağlandıysa o yağları  yok etmek çok daha zor bir aşamadır. Fit bir vücuda sahip olmak herkesin hayalini kurduğu şeydir lakin unutmamak gerekir ki güzel olan hiçbir şeye kolay ulaşılamıyor, çabalamak gerekir. Nasıl mı? Öncelikle yediğiniz içtiğiniz besinlere özen göstermelisiniz. Ardından da kendinize uygun bir egzersiz programını uygulamaya sokmalısınız. Haydi iş başına J

 

 

  • Günde 5 öğün beslenmeye özen göstermelisiniz. Ara öğünlerinizi atlamamalı günlük alınması tavsiye edilen miktarda meyve ve kuruyemiş tüketmelisiniz.
  • Şeker, un ve tuzdan uzak durmalısınız. Şeker yerine bal veya pekmez, un yerine kepek veya tahıl, tuz yerine baharat kullanabilirsiniz
  • Gün içinde en az 1,5 litre su içmeye özen göstermelisiniz. Su içemiyorsanız içine nane yaprağı limon ilavesi yapabilirsiniz. Keyifli içim sağlayacaktır.
  • Yeşil çay, düz bir karna sahip olmanız için oldukça etkili bir içecektir.
  • Lokmalarınızı çok çiğnemeli, bol lifli sebzeler tüketmelisiniz. Sindirim sisteminizin sağlıklı çalışması bu aşamada sizin için çok faydalı olacaktır.
  • Sindirimi kolaylaştıran yoğurt, kahvaltı başta olmak üzere her öğünde tüketebilirsiniz.
  • Az tüketilmek kaydıyla avokado, fındık, zeytin, çekirdek ve bitter çikolata yağlı yiyecek ihtiyacınızı karşılayacaktır.

 

 

 

 

Egzersiz Programı:

 

Plank Hareketi: Dirsekleriniz 90 derece olacak şekilde yerde vücudunuz da yere paralel olacak şekilde en az 30 sn. boyunca bu pozisyonda kalmanız gerekir.

Crunch Hareketi (mekik) : Mekik, en bilinen hareketlerden bir tanesidir. Dizleriniz kırık bir şekilde sırt üstü uzanın. Kollarınızı göğsünüzün üzerine yerleştirin. Bacaklarınıza doğru doğrulup tekrar yatınız.

Reverse Crunch (Reverse Crunch):Ter mekik hareketi için sırt üstü yere uzanın. Kollarınız vücudunuzun yanında, bacaklarınız 90 derece kırık bir şekilde olsun. Kalçalarınızı yukarı doğru kaldırın bu noktada biraz bekleyin ve eski konumunuza tekrar geri dönün.

 

Air bike ( Bisiklet Hareketi): Bisiklet hareketi için sırtüstü yere yatın ve ellerinizi başın arkasına koyun. Bacaklarınızı yerden kaldırın ve bacaklarınızın alt kısmı yere paralel konumda olsun. Bu durumda, omzunuzu yerden kaldırarak sol dirseğiniz iyice sağ tarafınıza yaklaşıncaya kadar çapraz olarak bükülün ve aynı anda sağ bacağınızı da bükerek sol dirseğinize doğru çekin ve aynı bisiklet pedalı çevirir gibi her iki tarafınızla ve yavaşça başlangıç pozisyonuna dönerek hareketi devam ettirin.

 

Superman Hareketi: Zemine yumuşak bir mat koyarak yüz üstü dümdüz uzanın. Ayaklar geride kollar ileride olacak. Kollar ve bacaklar gergin şekilde karın bölgesi ise yere tam değmelidir. Yerde yatarken nefes alın ve nefes verirken hem bacaklarını hem de kollarını kaldırabildiğin kadar yukarıya kaldırın. Tekrar nefes alın. Bu şekilde 2 saniye bekleyin ve yavaş bir şekilde ilk pozisyonunuza nefes vererek geri dönün.

 

 

Her gün 10-15 tekrar ve üç set sağlıklı yol almanızı sağlar

Mutfağınızdaki Gıda Güvenliği, Sağlığınızın Güvencesi!

Mutfağınızdaki Gıda Güvenliği, Sağlığınızın Güvencesi!

MUTFAĞINIZDAKİ GIDA GÜVENLİĞİ, SAĞLIĞINIZIN GÜVENCESİ!

Her yerde yemek yiyemem maalesef diyenlerden misiniz? Hijyen, gıda güvenliği  benim için çok önemli bana hizmet veren işletmelerin de aynı hassasiyeti göstermeleri işletmenin kalitesini ortaya koyar mı diyorsunuz? Lütfen bu soruları kendinize ve çevrenize sormaya devam edin çünkü tüketilen gıdaların hijyenik ve kaliteli olması sizin ve çevrenizin sağlığı açısından çok önemlidir.  Ya sizin mutfağınız yeterince sağlıklı mı? Bildiğimiz ama tekrar tekrar kendimize hatırlatmamız gereken hususları sizler için tekrar sıralamak isteriz.

 

 

Sağlıklı bir mutfak nasıl olmalıdır?

 

  1. Kişisel temizlik, mutfak araç gereçlerin temizliği ve hijyenİ

 

  • Kişisel temizliğe dikkat etmekle ve üzerinde çalışılan yüzeyleri, kapları vb. temiz tutmak suretiyle zararlı mikropların yayılmasının önüne çok rahatlıkla geçilebilir.

 

  • Uygun temizlik malzemeleri kullanmak ve kullanma talimatlarına uymakta çok önemlidir.

 

  • Yiyeceklere dokunacaksanız işe başlamadan önce, dinlenme arasından sonra, tuvalete gittikten sonra, çöp kutusunu boşalttıktan sonra ve yeni bir işe başlamadan önce muhakkak ellerinizi yıkamalısınız.

 

  • Ellerin doğru yıkanması da çok önemlidir. Sabun ile avuç içi, parmak araları, bilek bölgesi, tırnak içleri, el üstü iyice ovalanmalı ve daha sonra akan suyun altında durulanmalıdır.

 

  1. Uygun pişirme  teknikleri

 

  • Uygun pişirme sayesinde, gıda zehirlenmesine yol açan zararlı mikroplar öldürülür. Yiyecekleri, özellikle de etleri iyice pişirmek önemlidir. Yiyeceklerin her tarafının iyice pişmesine ve özellikle merkez kısmının da pişmesine dikkat edilmelidir.

 

  • Uygun pişirme hemen hemen tüm tehlikeli mikroorganizmaları öldürür.

 

  • Yiyecekleri yeniden ısıtırken, her tarafının iyice sıcak olmasına dikkat edin ve bir defadan fazla tekrar ısıtmayın. 

 

 

 

  1. Soğutma nasıl olmalıdır

 

  • Mikropların üremesini  ve toksinlerin oluşmasını önlemek için, gıdaları doğru sıcaklıkta tutmak son derece önemlidir. Daima ambalajın  üstündeki bilgileri okuyun. Yiyeceğin buzdolabında tutulması gerektiği belirtiliyorsa, buzdolabında tutmaya dikkat edin.  Soğuk tutulması gereken yiyecekler oda sıcaklığında bırakılırsa, gıda zehirlenmesine yol açabilir. 

 

  • Pişmiş  yiyecekleri ve pişmiş yiyecekten arta kalanları, çabucak soğutulup buzdolabına koymalısınız. Yiyecekleri derin olmayan kaplara koymak ve küçük miktarlar halinde bölmek, soğutma işlemini hızlandıracaktır. Yiyeceklerin pişirilmesiyle soğutulması arasında geçen zamanın iki saatten daha fazla olmaması gerekir.

 

  • Hazırlık sırasında, soğutulmuş yiyeceklerin buzdolabının dışında kaldığı süreyi mümkün olduğunca kısa tutun.

 

 

  • Buzdolabını aşırı şekilde doldurmayın, gıdaların hava akımına izin verecek şekilde depolayın.

 

  • Donmuş ürünleri oda sıcaklığında çözdürmeyin. Eğer gıdalar oda sıcaklığında çözünürse mikroorganizmalar çok çabuk çoğalırlar.

 

  • Dondurulmuş gıdalar alışveriş listenizde varsa en son ödeme noktasına gidilmeden alınmalı ve en kısa sürede eve ulaştırılarak derin dondurucuya konulmalıdır.

 

 

 

 

  1. Çapraz bulaşma 

 

  • Çiğ ve yenmeye hazır yiyecekleri birbirinden ayrı tutun.
  • Çiğ yiyeceklere dokunduktan sonra ellerinizi iyice yıkayın.
  • Yüzeyleri ve gereçleri, yiyecek hazırlamaya başlamadan önce ve bunlara çiğ yiyecekler dokunduktan sonra temizleyin.
  • Çiğ etleri, ağzı kapatılabilen kapların içinde buzdolabında muhafaza edin ve  bunlardan diğer yiyeceklerin üzerine akıntı olmamasına dikkat edin
  • Çiğ yiyecekler ve yenmeye hazır yiyecekler için ayrı doğrama tahtaları/üzerinde çalışılan yüzeyler kullanın.
Peynir Çeşitleri

Peynir Çeşitleri

Peynir Çeşitleri

 

Sabah kahvaltısı gün içersindeki yüksek enerjinizin anahtarı. Ama kahvaltıda neyi ne kadar yediğiniz de çok önemli. Türk kahvaltısının olmazsa olmazı peynir o kadar çeşitli ki ülkemizde, her gün farklı seçeneklerle çeşitlendirebilirsiniz sofranızı. Tek dikkat  etmeniz gereken  hangi peyniri ne kadar tüketeceğinizdir. Gelin hep birlikte göz atalım peynir çeşitlerinin içeriklerine:

Çeşit                    adet                      gr*              kcal             yağ    protein

Beyaz peynir         yarım dilim           15 gr           46 kcal        3.53   2.42

Lor peynir             4 ymk kaşığı         60 gr           43 kcal        0.17   6.2

Peynir topu           3 adet                   30 gr           67 kcal        4.97   4.47

Labne Peynir         4 tatlı kaşığı                  20 gr           40 kcal        3.6     1

Süzme Peynir       ince dilim              20 gr           48 kcal        4        2.26

Mozzarella            ince dilim              15 gr           45 kcal        3.36   2.85

Burgu Peynir         ince dilim              20 gr           50 kcal        4        3.3

Üçgen Peynir        1 adet                   15 gr           47 kcal        3.6     2.88 

Kaşar Peynir         ince dilim              20 gr           68 kcal        5.32   5.4

Burger dilimi         1 dilim                  13.5 gr        49 kcal        3.85   3.4

Dil Peyniri            1 dilim                  25 gr           68 kcal        4.93   4.3   

Eski Kaşar           1 dilim                  30 gr           122 kcal      9.69   8.7

Hellim                   1 dilim                  25 gr           95 kcal        7.38   6.98

 

Gr* günlük alınması gereken ölçü

Hiç Enerjim Yok ama Neden?

Hiç Enerjim Yok ama Neden?

HİÇ ENERJİM YOK AMA NEDEN?

Yaşam şeklinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederiz.  Halsizliğinizin arkasında bir sağlık sorunu yok ise enerji seviyenizi düşüren nedenler nedir bunu belirleyerek, yaptığınız hatalı seçimlerden vazgeçebilirsiniz. Peki bu seçimler nelerdir gelin hep birlikte inceleyelim

  • Protein ve sağlıklı yağ tüketiminiz nasıl? Et, yumurta, bakliyat, zeytinyağ, tereyağ günlük olarak almanız gereken besinlerdir. Öğün seçimlerinizde bu gıdalara ideal ölçülerde yer veriyorsanız kendinizi daha uzun süre tok hissedecek hem de uzun süre enerji sağlayacaksınız.

 

  • Karbonhidrat ağırlıklı mı besleniyorsunuz? Günlük pilav, makarna, ekmek, çikolata tüketiminiz nasıl? Bu gıdalar kan şekerinizi yükseltip ardından da aniden düşmesine neden olur. Bu durumda da kendinizi enerjisiz hissedersiniz

 

 

  • Porsiyonlarınız büyük mü, küçük mü? Öğünlerinizi oluştururken günlük almanız gereken besin değerlerini (protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minareller) göz önünde tutmalısınız ve tabağınıza alacağınız ölçüye dikkat etmelisiniz. Porsiyonlarınız ne kadar büyürse enerjiniz de o kadar azalacaktır.

 

  • Gece yeme sendromunuz olabilir mi? Gece yeme sendromunuz var ise yatmadan önce neyi, ne kadar yediğinizi mutlaka düşünmelisiniz. Aksi takdirde bu durum uyku problemi yaşamanıza ve enerji düşüklüğüne neden olacaktır. Maksimum bir enerji için yatağa girmeden en az üç saat öncesinde yemek yemeyi kesmenizi öneririz.

 

  • Gün içersinde kafein içeren içeceklerden çok mu tüketiyorsunuz? Kafeinli içeceklerden içtiğinizde kısa bir süre kendinizi enerjik hissedebilirsiniz ama kafeinin etkisi geçtikten sonra başlangıç noktasındaki enerjinizi bile aşağıya çekeceksiniz.

 

  • Endüstriyel gıdaları ne sıklıkla tüketiyorsunuz? İçinde lezzet arttırıcı aromaların olduğu, raf ömrü uzasın diye katkı maddelerinin kullanıldığı yiyecekler sizi enerjik hissettirebilir ama kısa sürede sizi olumsuz etkileyecektir.

 

  • Uykusuzluk çekiyor musunuz? Tüm metabolizmamızın kendini yenilemesi için ihtiyaç duyduğu uyku süresi yaklaşık 8 saattir. Bu sürenin altında uyuyor ve kendinizi enerjik hissetmiyorsanız nedeni uykusuzluk olabilir.

 

  • Ne kadar hareketlisiniz? Modern yaşamın temposu ile eve gelip vaktinizi televizyon karşısında mı geçiriyorsunuz? Aslında enerji toplamıyorsunuz aksine enerji kaybediyorsunuz. Günlük beslenme alışkanlığınıza günlük spor alışkanlığınızı da dahil etmelisiniz.

 

  • Stresli bir kişiliğiniz mi var? stresi vücudunuzdan atamadığınız sürece enerji kaynaklarınız tükenecektir.

Yukarıda sıraladığımız maddeler yanlış seçimlerden kaynaklı enerjinizi tüketen nedenlerdir. Uygulayacağınız size uygun tekniklerle bu alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz.

Ayrıca

  • B12 vitamini eksikliği
  • D vitamini eksliği
  • Tiroid bezinin az çalışması
  • Gluten hassasiyeti

Durumlarında da enerji eksikliği hissedersiniz. Doktorunuzla görüşerek halsizlik sorununun ardında başka bir hastalık olup olmadığını araştırabilirsiniz.

 

 

 

 

 

Detoks Suyu ile Zayıflamak

Detoks Suyu ile Zayıflamak

Detoks; vücuttaki toksinlerin biriktiğinde atılmasına yardımcı olur. Vücut kendi çabası ile bazı zararlı toksinleri atabiliyorken vücudun bu çabasına yardımcı olmak ve vücudun temizlenmesini sağlamak için dışarından bazı gıdaların tüketilmesi gerekmektedir. Bu toksinlerin vücuda hiçbir faydası olmadığından vücuttan hızlı bir şekilde atılması gereklidir. Her vücuda ve damak tadına ya da uygulandığı kısma göre detoks programları vardır ve bunlar uygulandığı takdirde vücut kendini arınmış hissedecektir.

Diyette Kuru Meyve Tüketimi

Diyette Kuru Meyve Tüketimi

Diyette Kuru Meyve Tüketimi

Kurutulmuş meyveleri tüketirken daha dikkatli olmalıyız! Çünkü kurutulma esnasında içeriklerindeki su miktarı azalıyor ve şeker yoğunlukları artıyor. Belirtilen ölçülerden daha fazla tüketilmesi kilo kontrolü yapmanızı engelleyecektir. Gelin hep birlikte kuru meyvelerin kalori karşılıklarına bakalım:   

 

                                                               GR                         ÖLÇÜ*                                 KCAL                    

Sarı Kuru Üzüm                                                15 gr                      yarım avuç                         46 kcal

Siyah Üzüm                                       15gr                       yarım avuç                         47 kcal

Hurma                                                 30 gr                      2 adet                                  40 kcal

İncir                                                      20 gr                      1 adet                                  50 kcal

Goji berry (Kurt Üzümü)              15 gr                      yarım avuç                         52 kcal

Kuru Kayısı                                         20 gr                      2 adet                                  50 kcal

Gün Kurusu                                       20 gr                      2 adet                                  60 kcal

Kuru Erik                                             20 gr                      2 adet                                  52 kcal

Yaban Mersini                                  14 gr                      2 çorba kaşığı                    44 kcal

Kuru Dut                                             15 gr                      yarım avuç                         50 kcal

*Ölçü: her bir kuru meyve için günlük tüketilmesi önerilen miktardır.

 

Her gün farklı bir kuru meyve seçimi yaparak ara öğünlerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Ayrıca, kuru meyvelerin günlük tüketilmesi önerilen miktarları göz önünde tutularak farklı besinlerle birleştirerek menülerinizi zenginleştirebilirsiniz

  • Kuru meyvenizi 1 bardak süt veya yoğurtla birlikte tüketerek kan şekerinizi kontrol altına alır uzun süre tokluk hissedersiniz.
  • Kahvaltınızda yulaf ve kuru meyvenizi süt ile karıştırarak besin değerini yükseltirsiniz.
  • Salatalarınızın üzerine serpeceğiniz kuru meyve sayesinde lif değerini arttırırsınız.
  • Şeker ilavesi yapılmadan hazırlanan hoşaflar sayesinde günlük sıvı alımınızı ve mineral takviyenizi dengeleyebilirsiniz.
Lifli Gıdalar Tüketmeliyiz, Ama Neden?

Lifli Gıdalar Tüketmeliyiz, Ama Neden?

Lİfli Gıdalar Tüketmelisiniz! Ama Neden?

 

Nasıl sağlıklı beslenebilirim diye araştırıyorsanız karşınıza sıklıkla çıkan bir cümle vardır, Lifli Gıdalar Tüketmelisiniz!

“Roksidiyet” facebook ve instagram bağlantılarımızı takip ediyorsanız paylaştığımız yemek görsellerimizin içeriği hakkında bilgi verirken “lif açısından zengin “ açıklaması ilişir gözünüze. Sağlıklı ve dengeli beslenmek sadece kalori hesabı yapmak değildir ,  aynı zamanda günlük alınması gereken bütün besin değerlerinin , vitamin-mineral ve lif zenginliklerinin günlük tükettiğiniz gıdalar içinde yer almasını sağlamaktır. Önemli olan azar azar ama çeşitlendirilmiş öğünler oluşturmaktır. Beslenmek ancak bu şekilde sağlıklı ve dengeli olacaktır.

 

Bu bağlamda Lif nedir? Niçin vücudumuz için önemlidir ? Bize faydası nedir? Hangi gıdalarda vardır? Bu soruların cevabına gelin birlikte bakalım isterseniz.

 

Lİf Nedir?

Halk dilinde  “Posa” olarak da bilinir. Karbonhidrat, protein, yağ, mineral, vitamin ve su gibi besin değerlerinden biri değildir. Lif, yiyeceklerin bağırsaklarımız tarafından sindirilemeyen ve kan dolaşımına emilimini yapamadığı kısmıdır . Vücudumuzu besleyemez ama sağlığımıza birçok fayda sağlar. 2 türü vardır.

 

  • Suda Çözünmeyen Lifler; Sindirim Sistemi Rahatsızlıklarına fayda sağlar
  • Suda Çözünebilen Lifler; Kolesterol ve Kan Şekerini dengeler

 

 

 

 

 

 

  1. Suda Çözünemeyen Lifler; Bağırsak kaslarını harekete geçiren posalardır. Atık maddelerin bağırsak içindeki hareketini sağlarlar. Çözünmeyen lifler mide ve bağırsaklardaki boşlukları doldurarak doyma hissini kuvvetlendirir.

 

Suda Çözünmeyen Lif İçeren Yiyecekler

 

Sebzeler: Pancar, şalgam, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası ve havuç  önemli oranda suda çözünmeyen lif içermektedir.

 

Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, yeşil fasulye, salatalık, soğan, lahana, kereviz, domates, patlıcan, biber ve mısır da yüksek oranda lif içerir.

 

 

Meyveler: Kabuklu, çekirdekli meyvelerin çoğu değişen oranlarda suda çözünmez besin lifi içerir.

 

Tahıllar: Buğday kepeği, çavdar ve kahverengi pirinç çözünmez lif için iyi

kaynaklar arasındadır. Buğday kepeği, yulaf kepeği, kuru havuç, gevrek ekmek, buğday tohumu, kepekli çavdar unu, patlamış mısır, fıstık, kuru şeftali, badem, Mercimek, arpa unu, müsli, kuru üzüm, ceviz, Kepekli makarna

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. Suda çözünen lifler; Dışkıya yumuşaklık, jel kıvamı ve hacim kazandırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve bu sayede kabızlığı önler.  Çözünür lifler gıdanın sindirim sürecini yavaşlatır. Lifli bir öğün sonrasında kişiler daha uzun süre tokluk halini sürdürür. Aşırı şişmanlık, şeker hastalığı ve kolestrol eksikliği tedavisinde kullanılır.

 

 

Suda Çözünür Lif İçeren Yiyecekler

Sebzeler: Brokoli, havuç, mısır, bezelye, domates, kabak, patates.

Meyve:  Portakal, kayısı, muz, böğürtlen, kiraz, greyfurt, şeftali, ananas, armut, erik, çilek, mandalina.

 

Tam Tahıllar: Yulaf kepeği.

Yulafla birlikte taze meyve tüketmek lif oranını arttıracaktır. Yine aynı şekilde pişmiş veya kahvaltılık gevrek olarak tüketilen arpa çözünür lif bakımından oldukça zengindir.

Baklagiller: Sarı veya yeşil mercimek, fasulye, nohut

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önemli bilgiler:

 

  • Yarım bardak pişmiş herhangi bir baklagil yaklaşık 3 adet meyve kadar besin lifi içerir.
  • Posa hayvansal gıdalarda yoktur. Sadece sebze, tahıl, meyve ve yemiş gibi toprakta yetişen gıdalarda vardır
  • Çiğ besinler işlenmiş besinlerden, kabuklu olan besinler de kabuksuz olanlardan daha fazla posa içerir.
  • Lif alımınızı arttırmak için bol bol su içmelidir.
  • Kabuklu yenebilen meyvelerin kabuklarını soyulmamalıdır.

  • Yemeklerde beyaz pirinç yerine bulgur tercih edilebilir.

  • Haftada bir kaç kez mutlaka kuru baklagil tüketilmelidir.

 

  • Sebzelerden en yüksek oranda lifi alabilmek için çiğ tüketilebilir.

 

  • Her iki lif türü beynin vücudunuza yeme sinyali göndermesini geciktirir ve kalıcı doygunluk hissi sayesinde kilo vermek daha mümkün hale gelir.

 

 

Şifa Deposu Çay Tarifleri

Şifa Deposu Çay Tarifleri

Ayvalı Ihlamur  Çayı  

Özellikle de kış aylarında bol miktarda ve kolayca bulunabilen ayva; vitamin, mineral ve lif zenginliği ile tam bir şifa deposudur. Tam mevsimindeyken denemenizi tavsiye ederiz.

Malzemeler:

  • Büyükse 1, küçük ise 2 adet ayva,
  • 2 adet çubuk tarçın,
  • 2 adet karanfil
  • 1 çorba kasesi ıhlamur
  • 5 su bardağı su

 

 

Yapılışı:

  • Ayvaları yıkayıp kabuklarını soymadan ve çekirdeklerini çıkarmadan iri parçalar halinde doğrayın.
  • Küçük bir tencereye tarçın, karanfil ve ayvaları koyup üzerine 5 su bardağı sıcak su ekleyerek kaynatın.
  • Tenceredeki su kaynayınca altını kısarak 2-3 dakika bekletin.
  • Ihlamuru tencereye ilave edin. Tencerenin kapağını kapatın ve ocaktan alın,
  • 10 dakika dinlendirin. İçime Hazır, Afiyet Olsun!

 

 

 

Naneli Yeşil Çay

Antioksidan bileşenleri olan düşük kalorili bir içecektir. Ayrıca nanenin açlık krizlerini ve mide ağrılarını azaltır, sindirime yardımcı yatıştırıcı etkileri vardır. Yapılışı çok kolay olan bu tarifi zor bir günün sonunda kendinizi şımartmak için yapabilirsiniz.

 

Malzemeler:

  • 1 su bardağı su
  • 2 çorba kaşığı yeşil çay
  • 1 çorba kaşığı nane

 

Yapılışı

  • Suyu kaynatın ve iki çorba kaşığı yeşil çayı ve naneyi ekleyin.
  • 5 dakika daha ısıtın, sonra ateşten alıp ve bekletin. İçime Hazır, Afiyet Olsun!

 

 

 

 

Limonlu Biberiye Çayı

Biberiyenin içeriğindeki bitkisel yağ asitleri hem bünyeyi güçlendirir hem de kilo vermeyi kolaylaştırmak için metabolizmayı hızlandırır. Limonla biberiyenin bir araya geldiği bu çay tarifi zayıflama sürecinde  içinizi ferahlatacak ve sizi iyi hissettirecek en güzel tariflerden biri.

Malzemeler:

  • 1 tutam biberiye,
  • 1,5 su bardağı su,
  • Yarım limon

Yapılışı:

  • Kaynattiğiniz suyun içine biberiye koyun,
  • Limonu sıkın ve kabuğuyla birlikte çayınızın içine koyun.
  • 10 dakika bekletin. Içime Hazır, Afiyet Olsun !

Limonlu Tarçınlı Çay,

İçeriğindeki yararlı minareller sayesinde hem ödem atmaya hem de yağ yakımına yardımcı olur. Ayrıca kan şekerini de dengeleyici özelliğe sahiptir. Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde size eşlik edecek sıcacık bir lezzet arıyorsanız işte Limonlu Tarçınlı Çay tarifimiz:

Malzemeler:

  • 1 adet limon
  • 1 adet çubuk tarçın
  • 2-3 adet karanfil
  • 1 tatlı kaşığı tane karabiber
  • 2 veya 3 litre su

Hazırlanışı: 

  • Limonu kabuklarıyla birlikte 4 parçaya ayırıp bir kabın içine koyun.
  • Ardından içine tarçın, karanfil ve karabiberi ekleyin.
  • Tüm malzemeleri 2 veya 3 litre suyla kaynatın.
  • 10 dakika bekletin ve karışımı süzün . İçime Hazır, Afiyet Olsun!

 

Alerji Değil İntolerans

Alerji Değil İntolerans

Alerji Değil İntolerans!

Bazı besinleri tükettikten sonra şişkinlik, hazımsızlık mı hissediyorsunuz? Bu yiyeceklere karşı intoleransınız olabilir. Alerji değil intolerans!

Peki Besin İntoleransı  nedir? diye sorarsanız kısaca besinlerin bağırsaklar tarafından tam olarak sindirilememesi diyebiliriz.

Alerji ile İntolerans arasındaki fark :

Bir besine alerjiniz var ise tek bir lokma bile gıda alerjinizi tetikler. Hayati tehlikesi vardır, hemen doktorunuza başvurmalısınız.

  • yüzde şişme
  • nefes darlığı
  • bulantı-kusma
  • kaşıntı
  • aşırı terleme
  • mide kramplar
  • ishal en önemli belirtileridir.

Gıda intoleransı ise bağışıklık sisteminden çok sindirim sisteminizde oluşan rahatsızlıklardır. Hayati tehlikesi yoktur, ancak uzun süreli şikâyetlere neden olabilir.

 

  • Karın şişkinliği
  • Gaz sıkışması
  • Nefes darlığı
  • Göğse vuran ağrılar
  • Halsizlik
  • Baş ağrısı
  • Eklem ağrısı
  • Migren gibi

 

Besinlerin içeriğindeki karbonhidrat ve proteinlere vücudumuzun verdiği tepkilerle ortaya çıkar. Fruktoz, laktoz ve gluten intoleransları önde gelenleridir.

 

 

 

Laktoz İntoleransı nedir?

Özellikle sütün ve diğer birçok besinin içinde bulunan şekerin vücut tarafından doğru sindirilememesi sonucunda ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Laktoz intoleransı genellikle daha geç yaşlarda belirtilerini göstermeye başlasa bile bazen bebeklik çağında da ortaya çıkabilmektedir.

 

Gluten intoleransı nedir?

Gluten aslında tamamen doğal bir maddedir ancak buğdayın son yıllardaki değişen genetik yapısından dolayı günümüzde insan vücudunun gluteni sindirmesi zorlaşmakta ve tepki vermesine neden olmaktadır. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıl ürünlerinin içerisinde bulunur.

 

Fruktoz İntoleransı nedir?

Meyve şekerinin bağırsaklar tarafından hiç emilmemesinden kaynaklanır. Fruktoz intoleransının en önemli belirtileri arasında kötü kokulu ishal, şişkinlik ve karın ağrısı bulunmaktadır.

Besin İntoleransının Tedavisi nedir?

Gerekirse günlük tutarak; hangi yiyeceklerden sonra ve ne tür bir rahatsızlık hissediyorsunuz bunları yazmanızı öneririz. Sonrasında, size rahatsızlık verdiğini hissettiğiniz yiyecekten bir süreliğine uzaklaşmanız aradaki farkı görmenizi sağlayacaktır. Bir zaman sonra yeniden tükettiğinizde aynı şikayetlerin olması bu tanınızı kesinleştirecektir. Gıda intoleransının en basit tedavisi; sizde reaksiyona yol açan gıdaları tespit edip aynı besin değerlerine sahip bir başka gıda ile yer değiştirmektir.

Tokluk Hissi Sağlayan Besinler

Tokluk Hissi Sağlayan Besinler

  • Yumurta

Protein kaynağı  yumurta ile güne başlamak sizi öğlene kadar tok tutacaktır. Proteinlerin sindirimi uzun süreceği için kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur ve doygunluk hissettiren hormonların salgılanmasını artırır. Bu sayede uzun süre boyunca tok hissetmenize yardımcı olur.

  • Elma

Ara öğün olarak yiyeceğiniz elma sizi uzun süre tok tutar. Sebebi ise içeriğinde yoğun lif ve su olmasıdır.

  • Avokado

Avakado içindeki doymamış yağ asitleri ve protein sayesinde sizi uzun süre tok tutar. Salata içerisinde, galetanızın yanına yapacağınız dip sos olarak veya buğdaylı ekmeğinizin arasında peynirinize katacağınız avakadonuz alternatif ve sağlıklı bir öğün olacaktır.

  • Nohut, Mercimek ve Barbunya

Nohut, mercimek ve barbunya gibi baklagiller lif, protein, antioksidan, B Vitamini ve demir açısından çok zengindirler.  Baklagillerden oluşan bir öğünden sonra bizler daha uzun tokluk hissederiz.

 

  • Yulaf kepeği 

Yulaf kepeği uzun sure tok tutan gıdalar arasındadır. Bunun yanında kan şekerini çok yavaş yükselttiği için ani iştah ataklarını da önler, geç acıkmanızı sağlar. Ayrıca bir başka güzel tarafı da bağırsakların çalışmasını desteklemesidir. Bu bültenimizde yulaf kepekli Roksi Ekibi’nin güzel tarifini vereceğiz.  

 

 

  • Kuruyemiş

Yağlı tohumlardan tüketerek besinlerin mideden geçiş hızı yavaşlatılarak tokluğun uzun sure hissedilmesine yardımcı olunur. Fakat kuruyemişlerin yağ oranının yüksek olduğu dikkate alınırsa ölçülü tüketilmesi gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz.

 

 

 

  • Çörek Otu

 

Uzun süre tok kalmamıza yardımcı olan çörek otu tohumunu sabah kahvaltısında peynirinize, öğle ve akşam yemeklerinde salatanıza  veya yoğurdunuza serperek tüketebilirsiniz. İçindeki yağın tazeliğini koruyabilmesi için çiğneyerek yutmanızı tavsiye ederiz.

 

  • Sütlü Kahve

Yağsız sütle hazırlanan kahve, zayıflama sürecinde mükemmel bir içecek olabilir. Ara öğünlerde bu kahveyi içerseniz, kendinizi uzun süre tok hissedebilirsiniz.

  • Su

Her gün 2-2,5 lt su tüketilmelidir. Su yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi ve ödemin vücuttan atılması için gereklidir, sağlık problemi olmayan ve 2lt.den az su tüketenlerin kilo kaybı daha az olmaktadır.

  • Yeşil Kabak ve Balkabağı 

Her iki kabak türü de yüksek lif içeriği sayesinde tok tutanlar listesinin gözdesidir! Yeşil kabağın idrar söktürücü etkisinin yanında kabızlığı giderici özelliği de var.

 

 

  • Brokoli

 

Brokoli tam bir şifa kaynağı.  Vitamin, lif, kalsiyum yönünden zengin olan bu sebze uzun sure tok tutan yiyecekler arasında da yerini alır. Buharda pişirilmiş brokoliyi sarımsaklı yoğurtla üzerine kırmızı pul biberi ekerek de deneyebilirsiniz, eminiz çok seveceksiniz.  Size tavsiyemiz  pişirirken sebzeyi öldürmeden biraz diri kalmasını sağlamanızdır.

.

  • Beyaz Lahana

 

Toksik maddelerin vücuttan atılması için muhteşem bir sebze olan beyaz lahana Türk mutfağının baş tacıdır. Mevsiminde turşusundan, dolmasına, salatasından çorbasına her şekilde tüketerek faydalarından yararlanın.

 

  • Tarçın

Tarçın insülin tırmanışları engeller. Özellikle elma ve ayvayı tarçınla pişirirseniz

tatlı krizlerinizi engelleyecek basit, lezzetli bir ara öğün olacaktır sizin için

 

  • Hayvansal protein

 

Her türlü hayvansal protein metabolizmayı çalıştırarak yağları yaktırır. Aynı zamanda tok tutar.

 

 

Bedensel ve Zihinsel Kendimi Hazırladım Kararlıyım Kilo Vereceğim

Bedensel ve Zihinsel Kendimi Hazırladım Kararlıyım Kilo Vereceğim

Bedensel ve Zihinsel Kendimi Hazırladım, Kararlıyım: Kilo Vereceğim!

Ama nereden başlayacağımı bilemiyorum? diyorsanız önce aşağıda sıraladığımız maddeleri gözden geçirmekle başlayabilirsiniz

  • Öncelikle bilinçsiz diyet listelerinden uzak durun. Eğer ihtiyacınız varsa kilo vermek için diyet yapın ama asıl amaç sağlıklı beslenmeyi yaşamın bir parçası olarak ele almaktır.
  • Tok tutan sağlıklı yiyecekler neler öğrenmekte fayda var, bunun için bültenimizin devamı  “tok tutan yiyecekler” yazısına göz atabilirsiniz daha uzun süre tokluk hissi sağlayan besinler, tok tutan gıdalar ve diyete yardımcı olan besinler hakkında bilgiler bulabilirsiniz.
  • Kahvaltı öğünü kan şekerini dengede tutar, metabolizmayı canlandırır ve bir sonraki öğünde kontrolsüz yemek yemenizi engeller. Kahvaltısız güne başlamayın.
  • Yavaş yemek yemeğe ve çok çiğnemeye kendinizi alıştırın. Bu şekilde yemek yediğinizde  yemeğin yarısında doygunluk duygusuna eriştiğinizi hisseder daha az yemek yiyerek doyarsınız.
  • Sağlık için haftada 3 gün 30-35 dakika, kilo vermek içinse haftada en az 4 gün 45 dakika egzersiz yapmak gerekiyor. 
  • Sürekli aynı besinleri tüketmeyin, dengeli beslenmeye kendinizi teşvik edin,
  • Yemek yerken içeceksiz yapamam diyorsanız, içeceğinizi su veya soda olarak tercih edebilirsiniz. Sade su içmek hoşunuza gitmiyorsa içine istediğiniz meyveyi dilimleyebilirsiniz.
  • Akşam yemeğiniz ile uyku saatiniz arasında en az 4-5 saat olmasına dikkat etmelisiniz.
  • 3 ana 2 ara öğün olarak öğünlerinizi belirlemeli ve metabolizmayı canlı tutabilmek için öğün atlamamalısınız.
  • Menüzlerinizi oluştururken karbonhidrat protein ve yağ oran dengesini kurmaya dikkat ediniz. 
  • Dışarıda yemek yemeyi ya da eve sipariş vermeyi sevenlerdenseniz, sağlıklı seçimlere yönelmelisiniz.
  • Eğer diyorsanız ki “ben bu anlattıklarınızı zaten biliyorum, ama başaramıyorum, uygulamaya sokamıyorum”. O zaman “Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Programını” hizmet olarak size sunacak Roksi Ekibine ulaşmanız mutlu hikayenizi yazmanızda güzel bir başlangıç olacaktır.
Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Kilo Kontrolü!

Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Kilo Kontrolü!

Kilo Kontrolü Sağlıklı Yaşamın Anahtarıdır!

Hedefiniz kilo vermek mi? Sizin hikayeniz ne? Çocukluğunuzdan itibaren mi kiloluydunuz yoksa zamanla mı istemediğiniz mevcut kiloya ulaştınız?

Günümüzde küresel boyutta halk sağlığı problemi olan aşırı kilo alımı her geçen gün giderek daha da artmaktadır.

Sebepleri sıralandığında ;

  • Rahat yaşam,
  • Fiziksel aktivitenin azalması,
  • Modern hayattaki beslenme alışkanlıklarının değişmesi ilk sıralarda yer almaktadır.

Beslenme alışkanlıklarında ki değişiklikler ise;

  • Hazır gıda tüketimi, fast-food tüketilmesi,
  • Yemeğin hızlı yenmesi,
  • Karbonhidrat ve yağlardan zengin, bitkisel liflerden fakir beslenme tarzının giderek yaygınlaşmasıdır.

Mücadeleye başlamadan önce kilo almanıza sebep etkenleri ortaya çıkartmak işinizi kolaylaştıracaktır. Yeme bozukluğu mu, hareketsizlik mi yoksa her ikisi mi? Probleminizin gerçek sebebini ortaya çıkartmak, farkındalığınızı arttırarak hedefinize kilitlenmek sizin için sağlam bir temel oluşturacaktır.

Kış Diyetleri ve Fazla Kilolar

Kış Diyetleri ve Fazla Kilolar

Kış geldiği zaman özellikle biz kadınlarda, kalın kıyafetlerin verdiği rahatlık ile battaniye altındaki sıcak çikolatalara sığınarak yazın güç bela verdiğimiz kiloları, büyük bir şefkatle yeniden çağırıyoruz. Oysaki küçük değişiklikler ile kışı kilo almadan bitirmek de mümkün.

Detoks Suyu İle Kilo Vermek

Detoks Suyu İle Kilo Vermek

Detoks suyu; vücutta biriken toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra yağ yakılmasında hızlandırıcı bir etkiye sahip olması ile diyet listelerinde yerini almaktadır.

Detoks suyu yanlış beslenme ve çevresel faktörlerin vücutta birikmesiyle oluşan toksinlerin vücuttan atılmasına ve yağ yakılmasında önemli bir faktör oynaması ile son zamanlarda oldukça popüler olmuş ve diyet yapanların ara öğünlerinde kullanılmaya başlanmıştır.

Kilo Vermek İstiyorum ama Nasıl?

Kilo Vermek İstiyorum ama Nasıl?

“O son 3 kilo varya bir türlü kurtulamadığım o kiloları yılbaşı öncesi vereceğim” veya “geçen sene içine giremediğim o güzel kırmızı elbiseyi bu yılbaşı gecesi giyeceğim” dediğinizi duyar gibiyiz.  Yeni yıl demek; yeni heyecanlar, yeni kararlar ve yeni başlangıçlar demek  Kaçımız bu kararları uygulamada ve gerçekleştirmede başarılıyız? Hedefleriniz ve arzularınız doğrultusunda bugüne kadar olumsuz ne yaşamış olursanız olun bütün bunları geride bırakıp şimdi yeniden başlayın.

 

  • Dengeli beslenmeyi yaşam tarzı haline getirin, Bu sayede hızlı kilo alış ve verişlerine son vermiş olursunuz.
  • Bu süreci nasıl planlayacağınızı ve devamında nasıl yöneteceğinizi bilemiyorsanız ve sırf bu nedenden dolayı da zayıflamayı erteliyorsanız “adrese teslim diyet servisi Roksi” ile tanışmanızın tam zamanı. Sizin yerinize bu süreci yönetir Nasıl mı?

 

  • Uzman ekipler tarafından günlük,haftalık ve aylık menüler hazırlanır
  • Hergün 3 ana ve 2 ara öğün olmak üzere toplam 5 öğün adresinize teslim edilir.
  • Beslenme paketlerinin kalorileri ve diğer tüm besin içerikleri özenle hesaplanır. 
  • Öğünlerinizin hazır olması sayesinde öğün saatlerinizi kaçırmadan ve de öğün atlamadan sağlıklı bir şekilde beslenirsiniz.
  • Yiyecek alışverişi ile veya mutfakta hazırlık süreci ile zaman kaybetmenizi önler, Spor yapmaya vakit bulamıyorum demeniz için bir neden kalmaz.
  • Düzenli ve dengeli beslenmenin size katacağı artılar ile de diyetinize daha kolay devam edebilir, hedeflerinize en kısa sürede ulaşabilirsiniz.
Diyette En Büyük Yardımcınız: Diyet Yemek Servisi

Diyette En Büyük Yardımcınız: Diyet Yemek Servisi

Diyet yapmaya karar vermek radikal bir karar olduğu gibi zorlu bir sürecin başlangıcının da habercisidir. Bazı kişiler bu süreci nasıl planlayacaklarını ve devamında nasıl yöneteceklerini çok iyi bilemezler ve sırf bu nedenden dolayı da zayıflamayı ertelerler.

Kışın Zayıflamanın Püf Noktaları

Kışın Zayıflamanın Püf Noktaları

Hava soğumaya başladığı zaman birçoğumuz üzülüyoruz. Sanki artık sokaklarda gezemeyecekmiş gibi, güneşi bir daha hiç göremeyecekmiş gibi hissediyoruz. Maalesef ki kışın gelişi ile depresif bir ruh haline bürünüyoruz. Biri hayat sevincimizi aldı zannedip kendimizi hiç sorgulamadan yemek yemeye veriyoruz.

Diyette Lezzetli Şeyler Yemek Mümkün Mü?

Diyette Lezzetli Şeyler Yemek Mümkün Mü?

Bir yemeğin isminde diyet sözcüğü geçiyorsa genelde o yemeğin tatsız, tuzsuz olduğuna dair bir ön yargı oluşuyor ve birçok kişi o yemeğin tadına dahi bakmak istemiyor. Ne yazık ki o yiyecek ne kadar güzel olursa olsun isminin başına gelen tek bir kelime nedeniyle baştan mağlup sayılıyor.

Kilo Verememenizin 4 Nedeni

Kilo Verememenizin 4 Nedeni

Zayıflamak için aslında tam olarak ne yapmamız gerektiğini biliyoruz; diyet ve spor yapmak. Bazen bu ikisini de çok iyi derecede sürdürdüğümüzü ve neden bir türlü başarılı olamadığımızı anlamlandıramıyoruz.

14 Kasım Dünya Diyabet Günü

14 Kasım Dünya Diyabet Günü

14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ

ŞEKER HASTALIĞI

Günümüzde şeker hastalığını ne çok duyar olduk. Hastalığın ismi de kulağa çok hoş geliyor değil mi “Şeker Hastalığı”?. Ne yazık ki o kadar masum değil . Diğer adı Diyabet olan bu hastalık herhangi bir belirti göstermeden yıllarca sessiz kalabiliyor. Eğer tedavisi yapılmaz, beslenme şekline dikkat edilmez ise yüksek kolesterol, damar tıkanıklığı, kol ve bacakta kangren, körlük ve böbrek hastalıklarına sebebiyet veriyor.

A - Tip I ve Tip II olmak üzere iki tür şeker hastalığı var.

  • Tip I (insüline bağlı şeker hastalığı) kalıtsal olup çocukluk ya da gençlikte ortaya çıkıyor ve sürekli insülin tedavisini gerektiriyor.
  • Tip II (insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı) diyabet yetişkinlikte ortaya çıkıyor ve insüline gerek kalmadan diyet ve kilo kaybıyla kontrol altına alınabiliyor.

B -  Aşağıdaki belirtileri hissediyorsanız doktorunuza danışıp kan tahlili yaptırın lütfen.

 

  • Çok sık idrara çıkma
  • Aşırı susama ve acıkma
  • Ciltte kuruma ve kaşıntı
  • El ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
  • Deride, vajinada ve mesanede iyileşmeyen enfeksiyonlar
  • Aşırı yorgunluk ve uyku hali
  • Hızlı kilo verme
  • Bulanık görme

 

 

C – Tahlillerinizi yaptırdınız ve sonuç gösteriyor ki diyabet hastasısınız. O zaman doktorunuz ile ortak çalışarak kan şekerinizi normal düzeyde tutmayı hedeflemelisiniz. Nasıl mı?

 

  • Spor, vücuttaki kan şekeri düzeyini dengeliyor. Doktorunuza danışarak tıbbi kontrolden geçmeli ve uygulanacak spora karar verilmelisiniz. Yürüyüş, bisiklet, yüzme gibi sporlar ideal olabilir.

 

 

  • Doktorunuzla beslenmenizin nasıl olması gerektiği konusunda ayrıntılı bilgi almalı ve bunu uygulamalısınız.

    Diyabet Hastasıyım Nasıl Beslenmeliyim?

    * Tip I (insüline bağlı şeker hastalığı) Doktorunuzla beslenmenizin nasıl olması gerektiği konusunda ayrıntılı bilgi almalı ve bunu uygulamalısınız.

    3 ana ve 3 ara öğün yani toplam 6 öğünü her gün aynı saatlerde yemeye özen göstermelisiniz. Yediğiniz gıdalardaki karbonhidrat miktarlarını bilmeniz çok önemlidir. Doktorunuzla ve Diyet uzmanınızla “karbonhidrat/insülin” oranı hesaplanması hakkında çalışmalar yapmalısınız.

    * Tip II (insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı) Doktorunuzla beslenmenizin nasıl olması gerektiği konusunda ayrıntılı bilgi almalı ve bunu uygulamalısınız. Temel ilkeniz kilo kontrolü olmalıdır. Daha az yiyerek ve daha fazla hareket ederek fazla kilolarınızı verin. Az ve sık yiyin. Kesinlikle aç kalmayın, çünkü uzun süren açlık kan şekerinizde dalgalanmalara yol açarak hastalığınızı artırabilir.

     

    • Günde en az 8 bardak su için.
    • Doktorunuza danışarak düzenli spora başlayın.
    • Şeker, tuz ve alkolden sakının.
    • Kırmızı et değil beyaz et yiyin.
    • Az yağlı peynir çeşitlerini tüketin.
    • Ölçülü miktarda zeytinyağı veya sıvıyağ kullanın.
    • Light süt ve yoğurdu tercih edin.
    • Öğünlerde mutlaka pişmiş sebze yemeği ve salata yiyin.
    • Posalı yiyecekleri tercih edin.
    • Meyveleri mümkün olduğunca kabuğu ile yiyin.
    • Kuru baklagillere sofranızda sıkça yer verin.
    • Beyaz ekmek yerine kepekli ekmeği tercih edin.
    • Krema, kaymak, tereyağı ve margarinden uzak durun

     

 

 

 

 

 

Emziren Anneler Kendinize İyi Bakın!

Emziren Anneler Kendinize İyi Bakın!

Ne mutlu size bebeğinizi kucağınıza aldınız, annesiniz artık. Sizi bekleyen, takip etmeniz gereken ne çok konu var değil mi?
Nereden başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Bırakın korkularınızı, endişelerinizi.
İlk önemli görevinizi açıklıyoruz; Kendinize İyi Bakın!

Su İçmek İçin Susamayı Beklememeli!

Su İçmek İçin Susamayı Beklememeli!

En İyi Su İçme Zamanı Var Mı?

Uyku öncesi, Uykudan uyanma anı, yemeklerden yarım saat önce veya bir saat sonra ve öğünler arasındaki zamanlardır. Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız, hemen su için bulunabilecek en iyi iyileştirici iksirdir.

 

Prebiyotik ve Prebiyotik Arasındaki İlişkiyi İyi Biliyor Musunuz?

Prebiyotik ve Prebiyotik Arasındaki İlişkiyi İyi Biliyor Musunuz?

Probiyotikler, isteyerek veya istemeden vücudumuza aldığımız toksik ve zararlı bileşiklerle beslenen, bağırsaklarımızda yaşayan ve sağlığımız için hizmet eden faydalı mikroorganizmalardır.  Vücudumuzdaki zararlı maddelerden arınmak için sık sık probiyotik zengini besinlerleri öğünlerimize dahil etmeliyiz. Probiyotikler bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirecek, alerjik unsurları yok edecek ve  bağırsak problemlerimizi gidermemizde faydalı olacaklardır.

Detoks ile Toksinlerden Nasıl Arınabiliriz?

Detoks ile Toksinlerden Nasıl Arınabiliriz?

Düzensiz-sağlıksız beslenme, stres, hava kirliliği, hareketsiz yaşam vücudumuzda kötü maddelerin, zehirlerin yani toksinlerin birikmesine neden olmaktadır. Detoks bize bu zehirlerin vücudumuzdan atılması konusunda yardımcı olan beslenme çeşididir. 

Yaz Meyveleri

Yaz Meyveleri

06.07.2017

Sağlık açısından birçok faydası bulunan meyvelerin başlıca yararı, zengin vitamin ve mineral kaynağı olmalarıdır. Vitamin ve mineraller, vücudun kendisinin üretemediği ve yalnızca dışarıdan temin ederek alabildiği yapı taşlarıdır. Vitamin, mineral ve zengin lif içeriklerinden dolayı meyveler, başta sindirim sistemi olmak üzere kilo kontrolü, enerji kazanımı ve daha birçok bakımdan vücuda fayda sağlamaktadır.

Mutluluk Dengede Kalmaktır

Mutluluk Dengede Kalmaktır

09.06.2017

Denge; sözlüklere baktığımızda birbirine karşıt iki kuvvetin eşitliği ile elde edilen yerleşik konum olarak ortaya çıkmaktadır. Denge sadece insanlara veya canlılara özgü bir tanımlama değildir. Hayatımızı kolaylaştıran tüm teknolojik ürünlerde de denge unsuru her zaman ön plandadır

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin Direnci Nedir?

01.06.2017

Az yemek yiyor ama kilo veremiyor musunuz? Yeterli yeseniz bile doygunluk hissetmiyor musunuz? Çabuk mu acıkıyorsunuz? Sık sık tatlı yeme isteği mi duyuyorsunuz? Tüm bunların sebebi insülin direnci olabilir.

Şeker yani glikozu enerji olarak kullanabilmemiz için insülin hormonuna ihtiyaç vardır. İnsülin, kas, yağ ve karaciğer gibi glikozu kullanan dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını sağlayan, pankreastan salınan bir hormondur.

Ramazan Ayında Nasıl Beslenmeliyiz?

Ramazan Ayında Nasıl Beslenmeliyiz?

26.05.2017

Oruç tutmak kesinlikle zayıflama yöntemi olmamalıdır!

Günü susuz ve öğün sayısı azalmış olarak geçireceğiniz düşünülürse, bütün besin grupları dikkate alınarak menüler oluşturulması sağlığınız için büyük  önem taşımaktadır.

Yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için iftar sofralarına domates, peynir, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılmalı,10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği (kırmızı veya beyaz et olabilir), sebze yemeği veya salatayla devam edilmelidir.

Yeşil Sebzeler

Yeşil Sebzeler

18.05.2017

Bahar geldi. Yeşillikler daha bir yeşil artık. Ferah, taze, mis kokularıyla sofralarımızda daha fazla yer almaya başladılar bile. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin temeli olarak da düşünebileceğimiz yeşil sebzelerin lif oranları oldukça fazladır ve tok tutarlar. Sindirimi kolaylaştırarak, bağırsakların etkin çalışmasını da sağlarlar. Hem kilo problemlerimizi gidermek hem de sağlıklı bir beden için enginar, avokado, bakla, semizotu, taze fasulye, kuşkonmaz, biberiye, bezelye gibi sebzeleri sık sık tüketmeye özen göstermeliyiz.

Metabolizmayı Hızlandıran Besinler

Metabolizmayı Hızlandıran Besinler

15.04.2017

Organların çalışması için vücudun gün boyu ihtiyaç duyduğu minimum enerji (kalori) değeri Metabolizma Hızıdır. Metabolizma hızı yüksek olanlar, düşük olanlara göre gün boyu daha fazla kalori yakar ve bu özellikle kilo verme döneminde önem kazanır. Metabolizmayı hızlandıran besinler ile gün içinde ekstra efor sarf etmeden yakacağınız kalori miktarını arttırarak, kilo vermek adına avantaj sağlayabilirsiniz.

  • Protein :Protein, karbonhidrata göre daha uzun sürede sindirildiği için protein bakımından zengin bir yemekten sonra, sindirim sistemi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar ve yakılan kalori miktarı artar. Balık, derisi alınmış tavuk, hindi gibi kırmızı ete göre daha az yağ içeren protein kaynaklarını daha sık tüketebilirsiniz.
Bel Çevrenizin Ölçüsünü Biliyor Musunuz?

Bel Çevrenizin Ölçüsünü Biliyor Musunuz?

07.04.2017

Çoğu insan dar kıyafetler giydiğinde bel çevresinden sarkan yağlardan şikayet eder. Beden kitle indeksinizin normal olmasına rağmen bel çevrenizdeki yağlanma fazla ise bu hem görsel açıdan hem de sağlık açısından risk faktörüdür.

Bel çevresinde bulunan yağlar, kalça çevresindekilerden daha tehlikelidir. Bel çevresinde yağlanma oranı yüksek kişiler insülin direnci, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler. Yetişkinlerde obeziteye bağlı hastalık oluşma riski ve bel çevresi ölçümleri:

Sağlığın Temeli ''Yeterli ve Dengeli Beslenme''

Sağlığın Temeli ''Yeterli ve Dengeli Beslenme''

29.03.2017

Beslenme; vücudun büyümesi ve gelişmesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin ögelerinin her birinin yeterli ve dengeli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.

D Vitamini Eksikliği Yaşamamak İçin Sağlıklı Beslenin

D Vitamini Eksikliği Yaşamamak İçin Sağlıklı Beslenin

17.02.2017

Güneşin az olduğu bu aylarda D vitamini eksikliği yaşamamak adına beslenme düzenine özen gösterilmeliyiz. Yağ bakımından ton balığı, somon, sardalye ve uskumru balığı tüketilmelidir. Bunun yanı sıra süt, süt ürünleri ve yumurtanın da beslenme düzenine eklenmesi gerekmektedir. Bitkilerde ise maydanoz, ısırgan otu ve yoncada D vitamini bulunmaktadır.

Ödem

Ödem

14.01.2017

Televizyonda sıklıkla duyduğumuz, aktarlarda özel çaylarının olduğu, kendi aramızda fazlaca konuştuğumuz, diyetisyene gittiğimizde karşımıza çıkan ÖDEM’i tanımaya ne dersiniz?

Ödem, vücut sıvısının dokular arasında artmasıyla oluşur. Aslına bakarsanız vücudumuzun sıvı toplamasıdır. Genellikle göz kapaklarında, ellerde, ayaklarda şişkinlikler oluşur. 

Beslenme alışkanlıklarımız ve günlük hareketliliğimiz ödem oluşmasında oldukça etkilidir. Özellikle tuz içeriği yüksek gıdalar ile beslenmek vücudun su tutmasını arttırmaktadır.

Yılbaşında Beslenme

Yılbaşında Beslenme

31.12.2016

2016 kimi için çok güzel bir yıl oldu, hedeflerine ulaşmayı başardı, planlarını gerçekleştirebildi. Kimi için bunun tam tersi.. Ve artık 2016 ya veda ediyoruz, yeni bir yıla giriyoruz. 2017 de hedeflerinizi artık ertelemeyi bırakın. Kilo vermek isteyenler, ertesi gün pişmanlık duymamak ve ilk adımı atmak adına buna yılbaşı gecesi yediklerinize dikkat ederek başlayabilirsiniz.

Gece Yeme Sendromu

Gece Yeme Sendromu

21.12.2016

GECE YEME SENDROMU

Gün içerisinde az yemenize karşın akşam yemek yemeye hayır diyemiyor musunuz? Hatta geceleri sık sık uyanıp kendinizi buzdolabının önünde mi buluyorsunuz ? O zaman sizde de Gece yeme sendromu olabilir.

Gece yeme sendromu yeme bozuklukları içerisinde en sık rastlanılanıdır. En belirgin özelliği haftada en az 3 gece, en az 1 kere uyanarak bir şeyler atıştırmaktır.

·         Günlük besin alımının %50 sinden fazlasını akşam yemeği ve ertesi sabah arasında geçen sürede tüketiyorsanız,

·         Sabah aç uyanmıyorsanız,

·         Tercih ettiğiniz besinler şeker ve karbonhidrat ağırlıklıysa,

·         Uykuya dalmakta zorlanıyorsanız,

·         Çok hızlı ve çok fazla besin tüketiyorsanız bu durumda sizde de gece yeme sendromu olabilir.

Kinoa

Kinoa

18.11.2016

İlk olarak Güney Amerika da yetiştirilen kinoa, her ne kadar tahıl gibi üretilip tahıl grubu gibi görülse de pancar, ıspanak gibi bitkiler grubuna daha yakındır. Kinoanın son yıllarda bu kadar popüler olmasının nedeni protein, vitamin, mineral ve diyet lifi bakımından zengin olmasıdır. Diğer tahıllara göre daha fazla besin lifi içerir. Lifli besinler daha az kalori içerir ve uzun süre tokluk hissi vererek kilo vermeye yardımcı olurlar.

Hacmi Küçük Kalorisi Yüksek Olan Besinler 'Yağlı Tohumlar'

Hacmi Küçük Kalorisi Yüksek Olan Besinler 'Yağlı Tohumlar'

28.09.2016

Hacimleri  küçük, kalorileri yüksek olan yağlı tohumlar bitkisel kaynaklı besinlerdir. Nedir bu yağlı tohumlar dersek Fındık, Ceviz, Badem, Antep Fıstığı, Kaju, Yer Fıstığı şeklinde sıralayabiliriz. 

Yağlı tohumlar, suda eriyen B grubu vitaminlerinden Tiamin (B1 ), Riboflavin (B2 ), Niasin ve Folik Asit, yağda eriyen vitaminlerden ise E vitamininden zengindir. E vitamini kalp sağlığını korur, güçlü bir antioksidan olduğundan dolayı kanserden korumaya yardımcıdır.

Keten Tohumu

Keten Tohumu

30.07.2016

Keten tohumu;  folik asit, E ve B grubu vitaminleri, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, fosfor mineralleri, lif yönünden zengindir. Keten tohumu omega 3 ve omega 6 açısından zengin kaynaklardan sayılır. Bu özelliklerinden dolayı balık tüketemeyenler için iyi bir alternatiftir. 

İftarda Beslenme

İftarda Beslenme

06.06.2016

Özenle hazırlanmış ramazan sofralarına oturduğumuzda yemeğe hangi yiyecekten başlayacağımıza karar veremeyiz. İftariyelikler, çorba, pide, ana yemek, tatlı… Sonunda midede ağırlık, gaz, yanma, kabızlık şikâyeti…

İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan besinler yerine bulgur pilavı, tam buğday ekmeği veya kepekli makarna gibi posalı besinler tercih edin.

Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenebilirsiniz, ayrıca yemekleri hızlı yemekten kaçının; yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlar. İftarla sahur arasında 1.5-2 saatlik aralarla 2-3 öğün yapılmalı ve sahura mutlaka kalkılmalıdır. 

Tarçın

Tarçın

13.05.2016

Tarçın, özellikle gece kaçamaklarıyla başı belada olanlar için kurtarıcı bir baharat. Mutlaka bir şey yemeliyim diye düşündüğünüz anlarda bir kase yoğurt ile karıştıracağınız tarçın, hem karnınızı doyuracak, hem de metabolizmanızı hızladıracak.  Tarçının zayıflamaya yardımcı olan iki etkisi vardır.

Yaza Her Zaman Formda Girin!

Yaza Her Zaman Formda Girin!

07.02.2016

Kış aylarında evde vakit geçirmek zevkli olabilir ; ancak yaza göre daha az hareket etmek ve metabolizmanızın soğuk iklime karşı kendini savunmaya almak için yavaşlamasıyla kilo almak kolaylaşır.

Elinizden Su Şişenizi Eksik Etmeyin; Susamayı Beklemeyin, Bol Su İçmeye Çalışın!

Elinizden Su Şişenizi Eksik Etmeyin; Susamayı Beklemeyin, Bol Su İçmeye Çalışın!

09.02.2016

Yaz aylarında  terleme ile ortaya çıkan su ve mineral kaybı sonucu; baş dönmesi, bayılma hissi ve bulantı gibi sağlık problemleri görülebilir.Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (10-12 su bardağı) su içilmelidir.

Posalı Besinlerin Tüketimini Artırın

Posalı Besinlerin Tüketimini Artırın

22.02.2016

Yeterli posa tüketimi bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı, kansere karşı koruyucu, acıkmayı geciktirmesi gibi olumlu etkiler sağlar.